Bebeğiniz dünyaya geldiğinde isteseniz de istemeseniz de, arkadaşınız olsun olmasın, herkesin bebeğinizle ilgili tavsiye vermeye hazır olduğunu göreceksiniz. Bu tavsiyelerden bir kısmı gerçekten işinize yarayabilir. Deneyim sahibi anne-babalar nereden ayakkabı alınacağından çamaşırların nasıl yıkanacağına, ya da bebek ağladığında ne yapılacağına kadar pek çok işe yarar bilgi verebilir. Anne-baba olma yolunda tavsiyelerine güvenebileceğiniz kişilerin kıymetini bilin ve ihtiyacınız olduğunda deneyimlerinden faydalanın.\nDiğer taraftan her tavsiye de size uyacak değildir. Hangi tavsiyeye kulak asmayacağınıza karar vermekte pek zorluk çekmezsiniz. Mesela size yanlış gelen; bebeğinize yapamayacağınız ya da aranıza mesafe koyacak tavsiyelere uymamak akıllıca olacaktır.\nÇocuk yetiştirme tavsiyelerinin talihsiz bir yanı da vardır. Bir anne olarak özgüveninizi yerle bir edebilir. Sezgileriniz size bir şey söyler ancak anneniz, kayınvalideniz, kardeşiniz ve en yakın dostunuz buna karşı çıkabilir. Bunca kalabalık karşısında iç sesinizi duyamaz olursunuz. Sizden deneyimli biri daha farklı bir yol izlemeniz gerektiğini söylediğinde yaptığınızdan emin olmak zor olacaktır.\nBu sizin hatanız değildir. Bebeğinizi çok sevdiğinizden onun için en iyisini isteyeceksiniz. Uzun vadede onun mutluluğu için; bir kitabın, bir doktorun ya da sokakta karşılaştığınız yaşlı bir kadının söylemesi fark etmez neredeyse her şeyi yapmaya kalkarsınız. Minik ve yardıma muhtaç bir insanla ilgilenme sorumluluğu bir anneyi yıldırabilir. Ne kadar çabalarsanız çabalayın, yaptığınız işin ağırlığını her daim üzerinizde hissedeceksiniz.\nBebeğinizin verdiği ipuçlarından onun ihtiyaçlarını karşılayabildiğiniz sürece, bu işte yeni olsanız da, bebeğiniz için verdiğiniz kararlara güvenebilirsiniz. Süreç içinde bazı önyargılarınızdan kurtulacaksınız. Bebeğinizle geçirdiğiniz süre, bazen mantığa ayrı gelse de, sizi bu eşsiz birey hakkında işin uzman yapacaktır.\nSezgilerine güvenen bir anne olmanız, çevrenizdekiler hata yaptığınızı söylediğinde sarsılmayacağınız anlamına gelmez. Özellikle annelik dergilerinde yazılanları görünce doğru olanı yapıp yapmadığınızı düşüneceksiniz. Anneniz ya da en yakın dostunuz gibi değer verdiğiniz birinden bir tavsiye geldiğinde kendi kararlarınızın arkasında durmak kolay olmayacaktır. Bir işte acemiyseniz, sevdiğiniz ve saydığınız birinden onay almak istersiniz. Destek görmeden kendi bildiğiniz yoldan gitmek zor olacaktır.\nYeni anneler için istemedikleri tavsiye ve eleştirilere katlanmak büyük bir problemdir. Bağımsız bir yetişkin olduğunuzu göstermek ya da anneliğin sorumluluklarını kaldırabilme gibi pek çok duygusal mevzu ortaya çıkacaktır. Tartışma isteğiniz ağır basar, ancak böylesi duygusal bir dönemde ilişkiniz bozulmasın diye tereddüt edersiniz. Ne diyeceğinizi bilemez olursunuz. Zaten hassas olan bir durumda yüzleşmek, pek iyi sonuçlar doğurmaz.\nTavsiyelerde bulunan insanların içtenlikle sizin için en iyisini istediklerini unutmayın. Sizi ve bebeğinizi çok sevdiklerinden, işleri sizin için kolaylaştırmak isteyeceklerdir. Bunu aklınızdan çıkarmayın ve onlara teşekkür edin. "Biliyorum benim zorlandığımı düşünüyorsun. İlgin için çok teşekkür ederim ama bebeğimi ağlarken görmek beni yıkar." diyebilirsiniz. "Bu hafta bir akşam, yemek getirebilirsin belki." deyip onlara başka bir yardım yolu önerebilirsiniz.\nİyi niyetlerle birlikte, onların da kendi ebeveynlik tecrübelerini onaylatma ihtiyacıyla, tavsiyeleri birbirine karışır. Anneniz emzirmeyi tercih etmediyse sizin bebeğinizi emzirme kararınızı endişeyle karşılayabilir. Sanki size yeterince iyi annelik yapmadığını ima ediyormuşsunuz gibi algılayabilir. Kendi asabi bebekleri, sözde uzmanların tavsiyeleriyle ağlamaktan yorgun düşerken, sizin kollarınızda sakin sakin duran bebeğinizi kıskanan bazı çiftler, her ne kadar pişman olsalar da size tavsiyesine uydukları kitabı verebilirler. Yeni, gelişmiş ve psikolojik açıdan daha iyi olan bebek yetiştirme yönteminizle övünmek yerine, o insanların da kendi durumlarına uygun olarak ellerindeki bilgilerle, ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarının farkına varın. Onların özellikle beğendiğiniz bir yöntemi varsa onun hakkında konuşmayı tercih edin. Bir süre sonra kimlerle bilgi paylaşımı yapabileceğinizi öğreneceksiniz.\nBilgi paylaşımı eleştirileri etkisiz hale getirmek için iyi bir yoldur. Birkaç, temel gerçek harikalar yaratabilir. Mesela; "en mükemmel besin olduğundan anne sütü çok çabuk hazmedilir ve bebek kısa sürede acıkır." ya da "ilk 6 haftada daha çok kucağa alınan bebekler sonraları daha az ağlarlar." gibi. Gerçekler üzerine tartışmak zordur. Ayrıca "her bebek farklıdır." diyerek insanları atlatabilirsiniz. Veyahut "biz bebeğimizi tanıyoruz, böylesi işimizi görüyor." deyip konuyu değiştirebilirsiniz.\nBebek ağladığında ne yapılacağı ve nerede uyuması gerektiği en dikkat çeken iki tartışma konusudur. Genelde insanların istediği bebeğin bağımsız olabilmesidir. Eğer bebeğinizi sakinleştirmek için fazlaca kucağınıza alırsanız, bazıları onu şımarttığınızı ve bırakmanıza izin vermeyeceğini söyleyecektir. Unutmayın ki bebekler bir mantık dizgisi geliştirmezler. Anne-babasıyla yakınlık kurma ihtiyacını karşılamak, tüm hayatı boyunca annesine yapışıp kalmasına neden olmaz, aksine onu bağımsız olmaya hazırlar. Bebeğinizle birlikte uyumak aşağı yukarı aynı eleştirileri getirir. İnsanlar erken yaşlardaki bağlılığın, ilerleyen yıllarda bağımsızlığı desteklediği fikrini kabullenmekte zorlanırlar. Belki de kendi bağımsızlık anlayışları, güven ve itimat üzerine kurulu olmadığı içindir.\nÇiçeği burnunda bir anne olarak eleştirileri olgun bir tavırla karşılamalısınız. Başka bakış açılarına da değer vermeli, her zaman haklı olduğunuzu savunmamalısmız. Kendinizi savunmaşız, kendine güvenemeyen ve de aşırı yorgun hissederken bunu kabullenmek kolay olmayacaktır. Ama unutmayın, bebeğinizin uzmanı sizsiniz. Birkaç gün boyunca sürekli onunla birlikte olmak size bu hakkı verir. Bu yüzden sezgilerinizi ve bebeğinizin ipuçlarını izleyin. Birkaç ay içerisinde mutlu ve huzurlu bebeğiniz, sizin ilgili bir anne olduğunuzun başlıca kanıtı olacaktır. Eleştirenler doğru yaptığınızı kabul etmek zorunda kalacak, siz de bir anne olarak kendinze güven kazanacaksınız.
27 Temmuz 2011 Çarşamba
Sırtınızı yaslayacağınız birilerine ihtiyacınız olabilir
Kendinizi şüphe, yalnızlık ve endişeye karşı savunmak için destek alın. Dünyayla ilişkinizi kesmeyin.\nKüçük çocuklarıyla evde kalan annelerde depresyon riski daha yüksektir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, dış dünyadan kendini soyutlamaktır. Başka bir yetişkinle konuşmadan geçen uzun saatler ve küçük bir bebeğin bitip tükenmeyen isteklerini karşılamaya çalışmak ruhsal sağlığınızı bozabilir. İşlerin bu noktaya gelmemesi gerekir.\nİnsanların küçük topluluklar halinde yaşadığı ve birbirlerine yardım ettiği 150 yıl öncesini düşünün. Geniş bir ailenin tüm fertleri aynı evi paylaşmıyorlarsa da birbirlerine çok yakın oturuyorlar ve işleri aralarında bölüşüyorlar, hastalarla ilgileniyorlar ve çocuk bakımında yardımcı oluyorlar. Kocalar ve babalar ahırda, tarlada ya da evin altındaki dükkânda çalışıyorlar ve öğlende yemeğe eve geliyorlar. Genelde etrafta konuşacak ve bilgi edinilecek arkadaşlar, kız kardeşler, anneler, teyzeler gibi yakın başka kadınlar da oluyor.\nŞimdi bir de modern anneyi bununla kıyaslayın. Yakınlarda bir aile üyesi olabilir ama muhtemelen kapı komşusu değildir. En yakın akraba binlerce kilometre ötede olabilir. Arkadaşları çalışan ve farklı hayat tarzları olan kadınlardır. Komşularını tanımıyordur. Tamsa bile çoğu, gün boyu evde değildir. Kimsenin onu tanımadığı büyük alışveriş merkezlerinde alışverişini yapar. Sabah kocasını işe uğurladıktan sonra akşam o dönene kadar konuşacak bir insan bulamayabilir.\nAnneliğin bu ilk evrelerindeki sorunları rahat atlatabilmek için hayatınızı ilk ömektekine benzetmeye çalışın. Kendinize farklı ihtiyaçlarınızı giderecek insanlardan oluşan bir destek sistemi kurun. Yaslanabileceğiniz arkadaşlarınızın olması, bir anne olarak hayatınızı daha kolay, eğlenceli ve değerli kılacaktır.\nYaşadığınız çevrede başka kaynaklar da vardır. Bir göz atın ve deneyin. Bir grup size uymazsa bir başkası uyabilir. Anne-bebek programlarına yazılmak, bebekli diğer kadınlarla tanışmanın diğer bir yoludur. İş arkadaşlarınızdan anne olanlarla da böyle bir ilişki kurabilirsiniz. Kim bilir, belki yürüyüşlerinizden birinde birkaç sokak ötede yaşayan bir anneyle tanışırsınız.\nAnnelik değerlerinizi ve bazı diğer ilgilerinizi paylaşan, yanında rahat hissedebileceğiniz birini bulduğunuzda arkadaşlığınızı sürdürmek için biraz daha çaba gösterin. Sabah birlikte bir yürüyüş ya da bir öğle yemeği planlayın. Bir grup bazı ihtiyaçlarınızı giderirken diğer arkadaşlarınız da farklı durumlarda destek verecektir.\nAnneniz, kayınvalideniz ya da diğer aile üyelerinin gruptaki yerini küçümsemeyin. Her konuda anlaşamasanız da sizi ve bebeğinizi çok sevdiklerinden emin olun. Eğer hepiniz, bazen fikir ayrılığına düşeceğiniz konusunda hemfikir olursanız, birbirinizden bir şeyler öğrenebilirsiniz. Pek çok kadın kendileri çocuk sahibi olduğunda anneleriyle ilişkilerinin daha derinleştiğini fark etmişlerdir.\nDestek grubunuzda isterseniz kitap, dergi ve internet sitelerine de yer verebilirsiniz. Sorumlu anneliğe destek veren kitaplar için çevirimiçi La Leche League kataloguna göz atabilirsiniz. 3 harika annelik kitabı bulunmaktadır: Annelik (Mothering), La Leche League Yeni Başlayanlar (New Beginners) ve Baby Talk. Unutmayın okuduğunuz her şeye inanmak ya da kabul etmek zorunda değilsiniz. Özellikle internette yazılanları dikkatli okuyun. Bebeğinize zarar vereceği şüphesi uyandıran kitap, dergi, internet sitesi, sohbet odalan ve e-posta listelerinden uzak durun.\nAnneliğe alışmak zordur. Hayatınızda büyük bir değişimdir. Bir destek sistemi, değişikliklerin üstesinden gelirken size çok yardımcı olacaktır.
Anne sütüne devam, sarf ettiğiniz çabaya değer
Nedensiz yere emzirmeyi bırakmayın.\nPek çok anne, bebekleri henüz altı aylık bile olmamışken, anne sütünü kesiyor. Çok azı bir yaşına kadar emziriyor. İdeal olanı bebek kendi kesilene kadar emzirmeye devam etmektir ki bu da bir yaşa tekabül eder. İki yaşma kadar emzirmenizi öğütleyen uzmanların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. Bu süre size uzun gelebilir ama bebeğiniz istediği sürece onu anne sütünden mahrum bırakmayın.\nBebeğinizle başarılı ve uzun süreli bir emzirme ilişkisi kurarken sorunlar çıkacaktır. Bunlardan bazıları emzirme konusunda kararlı olmanızla; bazılarıysa bundan zevk almanızla alakalıdır. Emzirmeye alıştıkça ne zaman bırakacağınız konusunda daha az endişe edeceksiniz. Bebeğinizi erkenden sütten kesmeden önce, kararınızı farklı açılardan gözden geçirmekte fayda var.\nPek çok araştırmada, sütten kesmenin en önde geleni yeterli süt olmamasıdır. Bu, emzirme hakkında bilgi sahibi olan birine şaşırtıcı gelebilir. Zira süt üretimi arz-talep prensibi ile gerçekleşmektedir. Normalde, bebeğinizin doğru ve güçlü bir şekilde emdiğini varsayarsak, vücudunuz bebeğin emdiği kadar süt üretecektir. Ne kadar çok emerse göğsünüzde o kadar çok süt olacaktır. İki emzirme arasında, göğüslerinizin tekrar dolmasını beklemek zorunda değilsiniz. Bazen daha dolu olduğunu hissettiğiniz zamanlar olsa da, göğüslerinizde daima süt vardır.\nO halde niye çok az sayıda anne emzirmede anatomik problemler yaşıyor, bu kadar çok anne yeterli sütü olmadığını düşünüyor? Öncelikle, emziren çiçeği burnunda bir anne olarak, kendi vücudunuza ve bebeğinize güvenmeyi öğrenmelisiniz ki, bu her zaman kolay olmaz. Biberonla beslediğinizde içilen miktarı görürsünüz. Bunları topladığınızda eldeki miktar, pek çok anne gibi sizi de mutlu eder. Emzirme ile bebeğinizin ne kadar süt aldığını ölçemezsiniz. Dolayısıyla tek yapabileceğiniz, bebeğin karnı doyana kadar emdiğine inanmak ve acıkınca tekrar emzirmektir.\nEmzirmeye devam edip etmeyeceğinizi düşünürken, bebek çok sık emmek istediğinde sorun çıkacaktır. Çok acıktığını düşünürsünüz, ancak muhtemelen mesele bu değildir. Belki bebeğiniz büyümekte iken, sizin sütünüzden alabileceği daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyordun Huzurlu hissetmek veya sizinle daha sık iletişime geçmek için de daha sık emmek istiyor olabilir. Az ama sık öğünleri tercih edebileceği gibi, arada atıştırmalık istiyor da olabilir. Bebeğinizi emzirirken yalnızca fiziksel açlığını değil, duygusal açlığını da gideriyor olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.\nBebeğinizin yapısına birebir uyumlu olduğu için, anne sütü mamadan daha hızlı hazmedilir ve emen bebekler daha sık acıkır. Üç dört saat aralıklarla beslenmeyi öngören bebek diyetleri, mamayla beslenen bebekler için sorun teşkil etmese de, anne sütüyle beslenen bebekler için çok uygun değildir. Normal bir bebeğin, ilk aylarda gün içinde sekiz ile on iki kez emzirilmesi gerekmektedir ve emzirme seansları belli saat dilimlerine yayılmaz. Bebeğinizin acıktığını sizden daha iyi kimse bilemez.\nBebeğinizin yeterli beslendiğinden emin olmak için başvurabileceğiniz çeşitli yollar mevcut. İlk olarak, doğumdan ortalama beş gün sonra bebeğinizin kilosunu ölçün. Kirlettiği bezleri de atmadan önce gözden geçirmenizde fayda var. Bebeğiniz doğduktan dört beş gün sonra, günde üç ile beş kez kakasını yapar. Bazı bebeklerin daha az kaka yapıyor olması, emme konusunda yeterince iyi olmadığının göstergesi olabilir. Çünkü öğünlerin en sonunda göğsünüzden gelen yoğun kıvamlı süt, bebeğinizin bağırsak sistemini güçlendirecek içeriğe sahiptir.\nBebeğinizi sık emzirmek, sütünüzü artırsa da bir süre sonra emzirme problemi haline gelebilir. Bebeğiniz her acıktığında yanınızda olmanız gerektiğinden, sütünüzü sağarak onu biberonla besleme yoluna gidebilirsiniz. Hem evinizin dışındaki hayata dâhil olup, hem bebeğinizi emzirebilirsiniz.\nBebeğinizi neredeyse her yerde emzirebilirsiniz. Dikkatli olursanız kimse ne yaptığınızı anlamaz, gerçi yaptığınız işte utanılacak bir şey yok. Toplum içinde bebeğinizi daha rahat emzirebilmek için kanguru kullanabilirsiniz. Askılannı biraz kısmak suretiyle bebeğinizin başını ve göğüslerinizi saklayabilirsiniz. Omuzun üzerinden sarkan bir örtü de işe yarayabilir. Önceden evde ayna karşısında ya da bir arkadaşınızla deneme yapabilirsiniz. Dışandayken bebeğiniz emmek isterse onu susturmaya çalışmak yerine, hemen göğsünüzü önermenizi tavsiye ederim. Bu sayede hem bebeğiniz, hem siz daha rahat ve huzurlu hissedersiniz.\nToplum içinde bebeğinizi emzirmeye alışmak biraz vaktinizi alabilir. Ama bir düşünün. Kadın göğüsleri her yerde sergilenmiyor mu? Televizyondaki reklamlar, moda dergileri, plajlar… Kim, niye göğüslerinizi asıl amacına uygun kullanırken gözünü üstünüze diksin? Bazıları emzirmenin özel bir mesele olduğuna ısrar etse de, bebeklerin sık sık emme istekleri bu görüşü boşa çıkarır. Sürekli gizlice banyo köşelerinde bebeklerini emzirmeye çalışan anneler, ikinci sınıf insanlar olmak zorunda değiller.\nİşe geri dönmek bile emzirmenin sonu olmak zorunda değildir. Siz yokken de anne sütü alabilmesi için, bebeğinize süt sağıp bırakmak zorunda kalacaksınız. Ancak böylelikle bebeğinizi emzirmeye devam edebilecek ve onunla sıcak, sarmaş dolaş vakitlerin tadını çıkaracaksınız.\nAileniz ya da arkadaşlarınız emzirme konusunda pek destekleyici değillerse, La Leche Lea-gue gibi anne ve bebeklerle alakalı çeşitli organizasyonlar düzenleyen dernekleri takip etmek, yapacağınız en iyi şeydir. Diğer emziren annelerle birlikte olmak, emzirmenin doğal bir şey olduğunu fark etmenizi sağlayacaktır. Başka aileler ile vakit geçirmek; emzirmenin, bebeğinize sağlık ve iyi beslenme sağladığı kadar onunla ilişkinize eğlence ve yakınlık kattığım da anlamanıza yardımcı olacaktır. Çevrenizden emzirmeye karşı olumlu tepkiler görürseniz, karşınıza çıkacak tüm zorlukların üstesinden gelebilirsiniz.
29 Ocak 2011 Cumartesi
Mum
Yararları: Karın (mide) kaslarını ve kalçaları güçlendirir.
Uyarılar: Eğer sırtınızla ilgili problemleriniz varsa, duruşu sonlandırırken bacaklarınızı yere yavaşça indirmeyin. Onun yerine dizlerinizi kırarak göğsünüze çekin ve sonra yeniden yere koyun.
Metot: Dizlerinizi göğsünüze doğru çekerek sırt üstü uzanın. Başınızı yerden kaldırmayın ve ellerinizi birleştirerek başınızın altına yerleştirin. Nefes alın ve nefes verirken ayaklarınızı tavana doğru uzatın. Belinizi sertçe yere doğru bastırın ve göbeğinizi iyice içeri çekin. Belinizi yere ne kadar çok bastırırsanız, bu duruşu o kadar kolay yapabildiğinizi göreceksiniz. Bacaklarınızı düzleştirin ve sanki tavana basıyormuş gibi ayaklarınızı yukarı doğru iyice uzatın. Nefes almayı bırakmayın. Rahat ettiğiniz sürece bu pozisyonunuzu koruyun.
Bu duruşu sonlandırmak için nefes verin ve düz duran bacaklarınızı yavaşça yere doğru indirin. Eğer bunu yapmakta zorlanıyorsanız, dizlerinizi kıvırarak göğsünüze çekin ve sonrasında ayaklarınızı yere koyun. Zamanla karın kaslarınız güçlenecek ve bacaklarınızı yavaşça yere indirmeyi başarabileceksiniz.
Karşıt-duruş: Apanasana duruşu karın kaslarınız ve beliniz üzerindeki baskıdan doğan gerginlik hissini yok edecek ve onların gevşemelerini sağlayacaktır.
Çeşitleme 1
Mum duruşuna girin. Nefes alırken bacaklarınızı yavaşça açabildiğiniz kadar açın. Nefes verirken onları yeniden birleştiriri. Bacaklarınızı düz tutmaya çalışın ve topuklarınızdan yukarı doğru itmeye devam edin. Belinizi ne kadar sertçe yere doğru bastırırsanız, bu duruşu o kadar kolaylıkla yapabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bu egzersizi yapabildiğiniz kadar çok tekrarlayın. Nefes alışverişlerinize yoğunlaşın.
Çeşitleme 2
Mum duruşuna girin. Nefes alın ve bacaklarınızı açın. Ellerinizi başınızın arkasından alın, başınızı ve omuzlarınızı yerden kaldırın ve kollarınızı bacaklarınızın arasından uzatın. Nefes alış-verişlerinize yoğunlaşın ve rahat ettiğiniz sürece bu pozisyonunuzu koruyun. Bu duruşu sonlandırmak için başınızı ve omuzlarınızı yeniden yere yatırırken, bacaklarınızı da indirin.
Yana sallanma
Yararları: Karın kaslarını ve diz arkasındaki kirişleri güçlendirmenin yanı sıra, beli inceltmek için de muhteşem bir egzersizdir.
Metot: Kalçalarınız topuklarınızın üzerinde duracak şekilde minderinizin üzerine diz çökün. Nefes alın ve diz çöker pozisyonda dik durmak için kendinizi kaldırın. Kollarınızı göğsünüzün üzerinde kavuşturun ve egzersiz boyunca o şekilde tutmaya devam edin. Nefes verirken kalçalarınızı sağ tarafınıza doğru yere indirin. Nefes alın ve yeniden diz çöker pozisyonda dik durmak için kendinizi kaldırın. Nefes verirken kalçalarınızı sol tarafınıza doğru yere indirin. Nefes alın ve yeniden diz çöker pozisyonda dik durmak için kendinizi kaldırın. Bu egzersizi her iki tarafınız için 15′er kez tekrarlayın.
Karşıt-duruş: Çocuk Pozu
Küçük baş duruşu
Yararları: Oksijen dolu temiz kanın beyninize, yüzünüze ve boğazınıza kolaylıkla ulaşmasını sağlar. İç organları ve fetüsü yerçekiminin etkisinden kurtararak rahatlatır.
Uyarılar: Boynunuzda problem varsa baş duruşlarını yapmayın. Bu duruşu uygularken başınızın tam tepe noktasının üzerinde durmanız gerekir. Tepe noktasını bulmak için kulaklarınızın ucunu parmaklarınız ve başparmaklarınız arasında tutun. İşaret parmaklarınızı başınıza doğru döndürdüğünüzde, tam tepe noktasında buluşacaklardır. Küçük Baş Duruşu göründüğünden çok daha kolaydır, ama evde deneme yapmadan önce, kendinizi rahat hissedene kadar yoga eğitmeninizden size yardımcı olmasını isteyin.
Evde ise hareketi kendinize güvenerek yapana kadar partnerinizden destek alın.
Son üç aylık dönemde (30. haftadan sonra) ters duruşları yapmayın. Eğer yogaya hamileliğinizin beşinci ayından itibaren başladıysanız, bu duruşu yapmaya asla kalkışmayın.
Metot: Minderinizin üzerine katlanmış bir battaniye koyun (veya daha güvenli olması için bu hareketi duvara karşı yapın). Battaniyeyi koyduğunuz alan başınızı ve ellerinizi kapsayacak genişlikte olmalıdır. Zaten ellerinizle başınızın aynı seviyede olmaları gerekir. Battaniyenin önünde diz çökün ve avuç içlerinizi battaniyenin bedeninize en yakın duran iki ucuna yerleştirin. Parmaklarınızı sonuna kadar açın ve orta parmaklarınızın birbirlerine paralel durmasını sağlayın. Başınızın tepe noktasını battaniyenin üzerine koyun. Böylelikle başınız ve elleriniz bir üçgen oluşturacaktır. Bu duruşun en önemli bölümü budur, çünkü güvenli bir temel oluşturmanızı sağlar. Bacaklarınızı düz-leştirerek kalçanızı havaya kaldırın. Ayaklarınızı yavaş adımlarla ellerinize doğru yaklaştırın. Sırtınız yere dik olduğunda sağ dizinizi bükün ve ayağınızı yerden kaldırarak sağ dirseğinizin üzerine koyun. Sol dizinizi kıvırın ve ayağınızı yerden kaldırarak sol dirseğinizin üzerine yerleştirin. Bacaklarınızın ağırlığının dirseklerinize dağılmasına izin verin. Dirseklerinizin bu ağırlığı taşıyabilmesi için yere tamamen dik durması gerekir. Nefesinizi tutmadığınızdan emin olun. Bu duruşu sonlandırmak için ayaklarınızı yeniden yere koyun ve kalçalarınızın topuklarınızın üzerinde ve alnınızın yerde olduğu başlangıçtaki diz çökme pozisyonuna geri dönün.
Bu duruşu yapmaktan korkmayın. Zor görünmesine rağmen yapması oldukça kolay bir duruştur.
Karşıt-duruş: Küçük Baş Duruşunu yaptıktan sonra, başınızı kaldırmadan önce Çocuk Duruşu'nda dinlenmeniz çok önemlidir. Aksi takdirde başınız dönebilir veya baygınlık hissi yaşayabilirsiniz.
Sırt üstü omurga burgusu
Yararları: Beldeki gerginlik hissini yok eder, omurgaya esneklik kazandırır ve beli çalıştırır.
Metot: Dizlerinizi göğsünüze doğru çekerek sırt üstü uzanın ve avuç içleriniz yere dönük duracak şekilde kollarınızı 90 derecelik bir açıyla iki yana uzatın. Nefes alın ve nefes verirken dizlerinizi yavaşça sağ. tarafınıza doğru indirin. Bu sırada başınızı sol elinize bakmak için sola çevirin. Her iki omzunuz da yerde durmalıdır. Böylelikle göğsünüzü değil omurganızı döndürmüş olursunuz. Nefes alın ve yavaşça başınızı ve dizlerinizi ortaya getirin. Nefes verin, dizlerinizi solunuza indirin ve başınızı sağa çevirin. Nefes alın ve başınızı ve dizlerinizi ortaya getirin. Bu egzersizi iki taraf için de yedişer kez tekrarlayın. Dizlerinizi, ayak bileklerinizi ve ayaklarınızı bitişik tutun ve dizlerinizi olabildiğince kol-tukaltlarınıza yaklaştırın. Bu duruşu burada tanımlandığı gibi dinamik ya da dizlerinizi her iki tarafa çevirdiğinizde sekizer nefes boyunca yerde tutarak statik bir şekilde uygulamak tercihinize bağlıdır.